web 2.0

17 Ekim 2011

20111011 - KEŞKE DAHA ÖNCE SÖYLEMİŞ OLSAYDI!..

Keşke Daha Önce Söylemiş Olsaydı!..

Hani, İmralı’dakiyle ‘asla’ görüşülmüyordu…
İmralı ‘asla’ muhatap alınmıyordu…
*
Ve Türkiye’de de atılan her adımdan doğrudan başbakana bağlı olan MİT’in haberi oluyor olduğuna göre (-ki olması lazımdır) ‘aynı zamanda başbakanın da haberi vardır.’ dolayısıyla da “Ta başından beri İmralı ile ilişkilerde başbakan bilgi sahibidir,” denilse, yanlış ve maksatlı bir düşünce ileri sürülmüş mü olur?
Pek sanmıyorum!
Hem bütün bu yaşananlardan başbakanın haberi olmamalı mıydı sanki?
Elbette olmalı.
Çünkü bu ülkenin başbakanı!..
Bu kadar önemli bir konuda başbakan bilgi sahibi olmayacak da kim olacaktı ki?
*
Ancak mesele bu değil!
Mesele, İmralı’nın muhatap alınmadığının, görüşme yapılmadığının söylenmesi…
Sonra bunun doğru olmadığı, İmralı’nın defalarca muhatap alındığı ortaya çıkınca; Başbakan’ın “İmralı’daki ile hükümetin değil, devletin görüştüğünü” söyleyerek adres değiştirmesi.
Başbakanın, işte bu yaklaşımı doğru değildi.
Buna ne gerek vardı ki?
Ta baştan itibaren başbakan tarafından; “Ülkedeki iç barışın sağlanması için          -gerek duyulursa- denenmesi gereken bütün yollar, devlet adına hükümet yetkililerince ve devletin bürokratlarınca denenir” denilmesi çok mu zordu…
Her konuda açık konuşan bir başbakan, devletin İmralı ile görüştüğünü doğrudan açıklaması yerine, basında çıktığı için açıklamak zorunda kalması anlaşılır gibi değil.
Neden değil?
Çünkü Sayan Başbakan ne dese vatandaş kabul ediyor zaten.
Gelişmeler hakkında bir şekilde vatandaşı ikna da ediyor.
Üstelik alkışlanıyor, destek buluyor…
Şimdi “Devlet gerekirse görüşür!” dedi de ne oldu?
Başbakan derin bir nefes almıştır herhalde…
*
Ama bu geç kalınmış bir açıklama ya da nefes alış…
Bunu ne zaman söyledi?
Konu basında dillendirilince!
Kaçar bir yol olmayınca…
İşin gizlenecek bir yanı kalmamışken…
Öyle olunca da başbakan da sese dönüştürmek zorunda kaldı hepsi bu!
*
Tepki mi aldı…
Aldı sayılmaz…
Her taraf sessiz ve sakin...
Dedik ya “Sayın Başbakan vatandaşı ikna eder.”
Yıllardır bu ülkede kan dökülüyor, analar ağlıyor, gelin bacılar genç yaşta dul, çocukları öksüz kalıyor, bu daha mı iyi?
Değil elbette…
Öyle olunca da bu işin ikinci adımı merak ediliyor…
*
Peki, bu görüşmelerin neresindeyiz?
İşte o belli değil.
Galiba bu konuyu da yine basın ortaya çıkaracak.
Her ne kadar vatandaş basına kızsa da gerçeklerin gün yüzüne çıkmasında -galiba- basına teşekkür borcu var…
Nasıl olsa hükümet bu konuda da bir şey açıkla(ya)mayacağına göre, biraz beklemek gerek…
Biraz sabır…
Hele görüşmeler biraz daha olgunlaşsın, onlar basının sayfalarına veya ekranlarına düşer…
Ve başbakanı yine rahatlatır…
Böyle, böyle yüzde 50 halk desteğini elinde bulunduran AKP, -basının da itelemesiyle- beklenen çözümü bulacaktır diye umutlanalım…
Haydi hayırlısı!





0 yorum:

Yorum Gönder